160*600 sol
Sitenin sağ 160 600

Ahmet Çağdaş Çatoğlu yazdı; Kaçmayın!

SAMSUN 17.02.2026 - 11:07, Güncelleme: 17.02.2026 - 11:07
 

Ahmet Çağdaş Çatoğlu yazdı; Kaçmayın!

Memleket Samsun Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Çağdaş Çatoğlu'nun, "Kaçmayın" başlıklı köşe yazısı!
Memleket Samsun Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Çağdaş Çatoğlu, bu haftaki köşe yazısında Ramazan Ayı ve iftar sofralarını kaleme alarak, paylaşamayı bilmeyenleri hedef aldı. İŞTE O KÖŞE YAZISI; Ramazan ayı geldi; 'ON BİR AYIN SULTANI' kapımızda. Ama ne acıdır ki, Sokakta bir gariban, mahcubiyetinden başını yere eğip, bir lokma ekmeğin hayalini kurarken, zenginlerin 'aman benden bir şey istemesinler' diyerek ördüğü o duvarlar, bu ayın gerçek anlamını yerle bir ediyor. O lüks otellerin, lüks restoranların binlerce liralık iftar menüleri kimin için? Paylaşmanın asıl öznesi olan yoksulun o masada yeri var mı? Tabii ki hayır. Orada sadece 'protokol kibiri' ve 'zengin sosyalleşmesi' var. İhtiyaç sahibini görmezden gelip, kuş sütünün eksik olduğu sofralarda oruç açtığını sananlar, aslında sadece karınlarını doyuruyor! Ruhları ise o sofradaki israfın altında eziliyor! Garibanın istemeye utanır. Peki ya zenginin bu 'görmezden gelme' arsızlığına ne demeli? Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi gereken bir inançtan, 'kimse benden bir şey istemesin' diyerek kaçan bir zihniyete nasıl evrildik? Garibana, ihtiyaç sahibine vermeyi 'eksilmek' sananlar, 3 günlük Ramazan pidesiyle oruç açanların vebalini taşıyor. YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Memleket Samsun Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Çağdaş Çatoğlu'nun, "Kaçmayın" başlıklı köşe yazısı!

Memleket Samsun Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Çağdaş Çatoğlu, bu haftaki köşe yazısında Ramazan Ayı ve iftar sofralarını kaleme alarak, paylaşamayı bilmeyenleri hedef aldı.

İŞTE O KÖŞE YAZISI;

Ramazan ayı geldi; 'ON BİR AYIN SULTANI' kapımızda. Ama ne acıdır ki, Sokakta bir gariban, mahcubiyetinden başını yere eğip, bir lokma ekmeğin hayalini kurarken, zenginlerin 'aman benden bir şey istemesinler' diyerek ördüğü o duvarlar, bu ayın gerçek anlamını yerle bir ediyor.

O lüks otellerin, lüks restoranların binlerce liralık iftar menüleri kimin için? Paylaşmanın asıl öznesi olan yoksulun o masada yeri var mı? Tabii ki hayır. Orada sadece 'protokol kibiri' ve 'zengin sosyalleşmesi' var. İhtiyaç sahibini görmezden gelip, kuş sütünün eksik olduğu sofralarda oruç açtığını sananlar, aslında sadece karınlarını doyuruyor! Ruhları ise o sofradaki israfın altında eziliyor!

Garibanın istemeye utanır. Peki ya zenginin bu 'görmezden gelme' arsızlığına ne demeli? Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi gereken bir inançtan, 'kimse benden bir şey istemesin' diyerek kaçan bir zihniyete nasıl evrildik? Garibana, ihtiyaç sahibine vermeyi 'eksilmek' sananlar, 3 günlük Ramazan pidesiyle oruç açanların vebalini taşıyor.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Samsun HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve memleketsamsun.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.