Hayatın bitmek bilmeyen gürültüsünde, sanki hiç gitmeyecekmişiz gibi kurduğumuz o devasa kalelerin arasında yankılanan tek bir gerçek var aslında: Dostum, ölüm var! Bu cümle, karamsar bir sonun değil, aksine daha kaliteli bir yaşamın pusulasıdır. Ancak bizler, modern dünyanın hırslarına o kadar kaptırdık ki kendimizi; elde etmeye çalıştığımız her yeni başarıda, her daha FAZLA'da, aslında ruhumuzdan bir parçayı feda ettiğimizi fark edemiyoruz.
Kibir, insanın kendi etrafına ördüğü en kalın duvarlardan biridir. "'En iyisi benim', 'Benim dediğim doğru', 'Ben asla yanılmam' diyen o iç ses, aslında bizi hayatın en saf renklerinden mahrum bırakıyor. Egonun sesi yükseldikçe, vicdanın ve empatinin fısıltısı duyulmaz hale geliyor.
Hırsın peşinde koşarken neleri mi kaybediyoruz?
Huzuru: Sürekli bir yarış hali, içimizdeki o dingin denizi fırtınalı bir okyanusa çevirir.
O Anı: Geleceği fethetme planları yaparken, avucumuzun içindeki şimdiyi kaçırıyoruz.
Samimiyeti: Maskelerimiz o kadar ağırlaşıyor ki, aynaya baktığımızda gördüğümüz yabancı oluyor.
Kibirli bir insanın sofrasında tuz, hırslı birinin sözünde tat olmaz. İnsan biriktirmek yerine mal biriktirmeyi seçenlerin, en zor günlerinde yanlarında 'makamları, paraları, lüks yapıları ya da araçları' değil, yalnızca derin bir yalnızlık kalıyor.
Kırılan kalplerin telafisi, kazanılan paralardan ya da alkışlanan başarılardan çok daha zordur. Yanlış bir hırs uğruna kalbini kırdığınız o dostun yerini, hangi makam doldurabilir? Ölümün olduğu bir dünyada, kimseye üstünlük taslamaya yetecek kadar vaktimiz yok aslında. Toprağın altında rütbeler sökülür, geriye sadece 'iyi bir insandı' dedirtebilmek kalır.
Aynaya bakarken sadece dış görünüşümüzü değil, karakterimizi de kontrol edelim. Heybemizde ne kadar sevgi, ne kadar mütevazılık ve kaç tane içten dost selamı var? Hırslarınızı bir kenara bırakıp sadece nefes almanın ve bir dostla içilen sade kahvenin tadına vardığınızda, asıl zenginliğin ne olduğunu anlayacaksınız. Çünkü son nefesi verdiğimizde, elimizde kalan tek şey, başkasının hayatına bıraktığımız o güzel iz olacaktır.
Unutmayın; hırs yorar, kibir köreltir ama samimiyet yaşatır.

